06 11 2017

Bir Garip Sistemim (deneme)

    Ali’yle sohbet ederken üniversitedeki ders geçme sistemine dair daha önce sözlü ya da yazılı kayıt altına almadığım bazı şeyleri paylaşma isteği oluştu. Anlattıklarımı okuyanlar bence pek bir şey anlamayacak. Sebebinin üslubumdan mı yoksa durumun saçmalığından mı yoksa benim o duruma getirmemdeki boş vermişliğimden mi olduğunu kavrarsanız bana iletin lütfen!   Gaziantep Üniversitesi, ODTÜ’den ayrıldığı için ders geçme sistemini devam ettiriyordu. Bölümümüzdeki hocalarımız bilgi açısından fazla kaliteli, bizi zorlamaları bakımından oldukça cömerttiler. (Son sınıfa geldiğimizde kalite hem düştü hem de bu zorlamalar azaldı.) Dersi geçme notumuz yetmiş, 4’lük sistemde 2.00’ye denk geliyordu. 2. sınıfın sonunda 1.75’i yakalayamayan öğrenci tekrara (repeat) düşüyordu. Ben de 2008 yılında bu duruma kazara değil de itiraf etmek gerekirse hak ederek düşmüş bulundum. Bölümümüz elbette zordu ama zamanından kısa sürede bitiren olmuştu. Gerek bizim farklı şehirdeki kültür çatışmalarımız gerek ergenliğin verdiği karmaşıklıklar derse isteğimi azaltıyordu.   3. sınıfın ilk dönemini, yani normalde 5. yarıyılımı ama yaz okuluyla 6’ya çıkmış yarıyılımı birinci ve ikinci sınıfın kaldığım ve yükseltmeye aldığım dersleriyle geçirdim. İkinci döneme geçtiğimde 1.75 barajını epey geçmiş, üçüncü sınıftan devam etmeye başlamıştım. Ancak ikinci sınıfın aynı döneminden kaldığım ders sayısı fazla olunca üçüncü sınıftan az sayıda ders seçebilmiştim. O yılın yaz okulunda ise üst sınıfın (4.sınıf) ve 2. sınıf ilk dönemin Yeni Edebiyat derslerini almıştım. (Yaz okuluna açılması garantisiyle bakılan Yeni Edebiyat... Devamı

25 10 2017

Kazma Kürek (öykü)

 Bahçenin telini çekerken yandaki incir ağacını hesaba katmamıştık. Kümese girmek yerine ağacın tepesine tüneyen tavuklar, incir ağacının bahçeye uzanan dalından içeri atlayıp yeni diktiğimiz marul çetillerini yediği zaman hatamızı anladık. O bahçe, bulunduğu yere göre geniş yer kapladığından ilk yapışımızdan sekiz sene sonra bahçeyi her bir kenarından sekiz adım daraltmaya karar verdim. Eski bir arabanın teker aksamındaki uzun demir parçasının sivri ucunu, mızrak gibi yere saplayarak bahçe direği yerine kullanacağım ağaç süvenlerinin yerini hazırladım. Demiri iki elimle kavradım, 30 - 40 santimetre havaya kaldırıp hızla yere vurdum. Bir karış derinliğe inince de çukurdaki toprağı ince, yapışkan çamur kıvamına getirecek suyu döktüm. Süveni yerine sapladım. Tamamı sekiz tane olacak direklerden biri hazırdı artık.   Bagaj kısmının kullanışlılığından inşaat ustalarının sıklıkla kullandığı Mitsubishi minibüsünü yol kenarına park eden Hüseyin ağabeyi dinlenmek için incirin altına oturduğum esnada gördüm. Seslenerek bana doğru yürüdü. -    Kolay gelsin hısım. Hayırdır, bahçeyi mi bozuyon? -   Sağ olasın Hüseyin ağabey, hoş geldin, yok, kenarını daraltıyom. Tavuk şurdan içeri atlıyor. -    İyi düşünmüşsün. Bu ikisinin arasına niye bir süven daha atmadın? Açıklık geniş olmuş. Çabuk yıkılır böyle. -    Altında taş çıktı. Demir mürdün aşağı batmıyor.   Hüseyin ağabey bu sözümün üzerine uzun, demir mürdünü eline aldı; vurdu. Sözüm doğrulandı. Başka nerede öyle taş ya da kaya olabileceğini sordu. Etrafın hep kaya olduğunu, sonradan tarladan toprak getirerek burayı yükselttiğimizi... Devamı

27 02 2017

TAMAMLANMAMA (deneme)

Başlamadan not: Bu bir iç rahatlatma mektubudur. Yazılmasında kıskanma ve hüzün vardır. Bir not daha: “İyi ki”msin. TAMAMLANMAMA           Tamamlanmayacağını bilmem, tamamlamanı isteyemem…           Sen hem varmışsın hem yokmuşsun gibi… Şimdi varsın da bir gün beni bırakacakmışsın gibi… Sen de “herkes” ya da “hiç kimse” olacakmışsın gibi… Davranışlarınla beni şimdi “herkes” yaptığın gibi… Daha da değersiz hissettirdiğin gibi… Bir anda üzdüğün hiç yoktan sevindirdiğin gibi… Sana o kadar ihtiyacım varken beni bırakmaya hazırmışsın gibi… Bundan ne kadar kötü olacağımızı bildiğin gibi…           Bırakacağını bile bile umut bağlamak… Heves etmek… Hatta sevmek… Bana “mantık”derken senin hissi/hissini bırakmaman ama beni bırakman… Hiç istememek, korkmak, korkudan uyuyamamak, korkudan uyanmak, korkudan konuşamamak, korkmak, korkmak…           Hay böyle işin anasını yolunu…           Geçmişini…           Geçmişimi… Son not: Seni çok fazla özledim, özlüyorum. Özletme! Devamı

17 02 2017

EDE (öykü)

Başımızdan geçenleri başkalarınınmış gibi anlatma hastalığı, maalesef insanımızın sıradan bir özelliği hâline geldi. Sanki karşımızdaki insan bunu hiç anlamıyor, hiç fark etmiyor! Sahi, belki de hiç fark etmiyor. Olmamışlıkları bir hayal içinde yaşamak ya da yaşadığımızı sanmak, belki de düşlemek, bizi bir sonraki güne taşıyor. Bir sonraki gün de bir önceki günün aynısı olunca hayalle gerçek birbirine karışıyor. Yine öyle bir zamanda, sıradan bir günün bir akşamüzeri, yine her zamanki gibi bir iş çıkışı vakti, Hasan’la Çamlıkahve’de sohbete daldık, anlatmaya başladı.                                                            *** Hasan ile Salih adında iki yakın arkadaşız. Dostluğumuz yıllar öncesine, 6/B’ye,  uzanır. Evet, aynı okulda hatta aynı mahalledeydik. Ancak evlerimiz birbirine çok uzaktı. Her gün okula giderken onu yol üzerindeki evlerinden alır, dönüşte aynı yere kadar eşlik ederdim. Yürüdüğümüz on beş dakika boyunca hemen her konuda konuşarak liseden de birlikte mezun olduk. Yükseköğrenimi birlikte kazanamadık, dershanede gece gündüz ders çalıştık, üniversiteyi liseden sonraki ikinci yılımızda ortalamanın çok üzerinde bir puanla birlikte kazandık, öğretmenliğe adım attık.                                         &nb... Devamı

05 02 2017

YILAN DUASI (tekerleme)

Bismillahirrahmanirrahim. Afsunu gundal, nişedi bendel, bağrı, mağrı, hıısın hıısın, gerünu, berünu, ceddice, beddice, o cendi, bu cendi, dabu cendi, kizikider, künübeder, uukun, buukun, kalbuukun, hürme hürme, tüstetci tüstetci, cahibidi cahibidi, daaritendi, mağrıtendi, urkuş, leeli leeli, bağlıyeli, bağdıyene, bende beste beste, zubanı, zalı, şerri, halifi, dermenemini, kande kerem, La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah, bende tamam. Kaynak: Ayşe Bozkurt Not: Okuma yazma bilmeyen Ayşe Bozkurt'un sözlü kültür ürünü bir tekerlemeyi dua olarak öğrenmesi sözkonusudur. Aksine çekilecebilecek iddialar geçersizdir. Devamı

30 01 2017

BEDDUA (şiir)

  Sana intizarım yüce mevladan Hasret kal yeşile ala sevdiğim Başın kurtulmasın dertten beladan Ben sana neyledim kele sevdiğim   İyi diye bir kötüye düşesin Her kime varırsan hemen boşasın En yaşlı çocuğun üç gün yaşasın Bebek diye ölüp öle sevdiğim   Vücudunu kızıl çıban bürüsün Kan kalmasın damarların kurusun Akciğerin verem olsun çürüsün Öksürdükçe kan kusasın sevdiğim   Bu dünyada bir eserin kalmasın Unutulsun ismin, kimse anmasın Cenazene kefen nasip olmasın Sarsınlar bir yırtık çula sevdiğim Kaynak: Burhan Gülal Devamı

30 01 2017

Zomzalak Nedir?

Kadirli'de bu isimle anılan ağacın adıdır. Kelimenin ses benzerliğinden kaynaklı zanzalak ve zamzalak şeklinde değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir.  Devamı